CEZA HUKUKUNDA İTİRAZ, İSTİNAF, TEMYİZ KANUN YOLLARI NELERDİR?

CEZA HUKUKUNDA İTİRAZ, İSTİNAF, TEMYİZ KANUN YOLLARI NELERDİR?

 

CEZA MUHAKEMESİNDE İTİRAZ, İSTİNAF, TEMYİZ KANUN YOLLARI

Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Hakim ya da mahkeme heyetinin yanlış kararlar verme ihtimali her zaman mevcuttur. Yargılamanın sonunda varılan sonuç hem birey hem de toplum açısından doğurduğu neticeler bakımından oldukça önemlidir. Bu nedenle verilen kararlara karşı hem bir telafi hem de bir denetim mekanizmasına ihtiyaç vardır. Bu imkanı hukuki bir çare olan kanun yolları sağlamaktadır.

 

İTİRAZ KANUN YOLU (CMK 267-271)

İtiraz, Cumhuriyet savcısı, hakim, mahkeme kararlarına karşı hukuka aykırılık gerekçesiyle bir üst mercisine yapılan başvurudur. İtiraz kanun yolu, başvurulan kararın kesinleşmesini engelleyici etkiye sahiptir.

Hakim veya mahkeme kararlarına itiraz kanunda başka bir düzenlemeye yer verilmemişse, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Yapılan itiraz kararın geri bırakılması sonucunu doğurmaz ancak yetkili merci geri bırakma kararı verebilir.

 

İSTİNAF KANUN YOLU (CMK 272-285)

İstinaf, ilk derece mahkemesinin verdiği nihai kararın üst dereceli bir mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesine imkan sağlayan bir kanun yoludur. Bölge Adliye Mahkemeleri hem maddi vakıa hem de hukuka aykırılık bakımından inceleme yapan mahkemelerdir.

İstinaf incelemesinin yapılabilmesi için talep şarttır. Bu kuralın istisnasını ise 15 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren hükümler oluşturmaktadır, bu hükümler re’sen istinaf incelemesine tabi tutulur.

İstinaf istemi hükmün açıklanmasından itibaren 7 gün içinde hükmü veren mahkemeye yapılır.  7 günlük süre, hüküm yüze karşı duruşmada açıklanmasından itibaren veyahut hüküm istinaf kanun yoluna başvuru hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa tebliğden itibaren işlemeye başlar. Süresi içerisinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller.

Kural olarak ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Son karara etki eden ara kararları ile başkaca kanun yolu öngörülmemiş ara kararları aleyhine de istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, ilk derece ceza mahkemesinin verdiği ara karar için itiraz kanun yolu imkanı olmasına rağmen, bu kanun yolu kullanılmamış ise aynı karar için istinaf başvurusu yapılamaz.

Bazı hükümler için ise istinaf kanun yoluna başvurma imkanı yoktur. Bu hükümler CMK 272/3’de sayılmıştır:

a)Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,

b)Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c)Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

Sayılan kararlara karşı istinaf kanun yoluna gidilemeyecektir.

Bölge Adliye Mahkemesi kural olarak dosya üzerinden inceleme yapar. Ancak istinaf mahkemesi bir karara varmak için duruşmayı gerekli görürse incelemenin duruşmalı yapılması da mümkündür. Duruşmaya karar verilmesi noktasında tarafların taleplerinin herhangi bir etkisi olmadığı gibi duruşmalı incelemeye karar verilebilmesi için bir ceza sınırı da yoktur. İstinaf mahkemesinin duruşma yapmadaki takdir yetkisinin sınırını ise beraat kararının dosya üzerinden verilememesi oluşturmaktadır.

İstinafın sirayeti ilkesi gereğince; İstinaf mahkemesi kararının sanık lehine olması hâlinde, kararda değerlendirilen hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma imkanı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuş gibi verilen kararlardan yararlanırlar.

 

TEMYİZ KANUN YOLU

Ceza Muhakemesi’nde temyiz kanun yolu istinaf kanun yolunun devamı niteliğindedir. Süresi içinde yapılan temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Temyiz süresi 15 gündür. İstem hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğden itibaren işlemeye başlar.

Temyiz, sadece hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayandırılabilir. Hukuka aykırılık, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. İstinaftan farklı olarak; temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.

CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık nedenleri, temyiz dilekçesinde gösterilmemişse de incelenir. Bu nedenler:

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.

b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması.

c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması.

d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi.

e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.

f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi.

g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi.

h) Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile sa­vunma hakkının sınırlandırılmış olması.

i) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayan­ması.

Halleri olarak sayılmıştır.

 

Sonuç itibariyle MNC HUKUK & DANIŞMANLIK olarak bu işi daha profesyonelce yapmakta, yüzlerce kişinin hukuki ve/veya cezai problemlerine bakmaktayız.

MNC HUKUK & DANIŞMANLIK problemlerine olarak bu gibi konuyla ilgili olarak yaptığımız çalışmalar ile mağduriyet durumunuzun tespiti ve devamında ki sorun veya sorunlarınız için danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir